Aksekim.Net

Mezarlık Yemekleri

‘’Türkmen’ler her yıl türbe etrafında toplanarak şenlik yaparlar. Yakın zamana kadar, benim çocuklu-ğumda bizim mahallede, arife günü mezarlıkta topluca iftar yemeği verilirdi. Mezarlığa, her aile evinde ne pişirmişse onu Mezarlık Yemekleri getirirdi. Tüm mahalle halkı topluca ölülere dua ederdi. Bu töre Orta Asya Türkmenlerinden gelme toy şöleninden başka bir adet değildir.’’ 
Değirmenlik köyünde dört adet mezarlık vardır. Köyün girişinden itibaren sırasıyla; Erenler, Yeni Mezarlık, Türbiye ve aşağı mahallede Medrese. Köyde mezarlık yemekleri olarak adlandırılan adet, her yıl ağustos ayında yapılır. Yemekler sıraya konarak, Ağustos ayının pazar günleri verilir. Yemeklere Değirmenlik köylüleri, yardımlaşarak katkıda bulunurlar. Her mezarlığın yemek işini, bir sülale üstlenerek yapar. Yemeğin esasını, buğday çorbası, et yemeği ve pelize oluşturur. Benim çocukluğumda, 1975’li yıllarda, sırtımıza çuval, heybe alarak ev ev dolanır, yemek için malzeme toplardık. İnsanlar, soğan, ekmek, domates, bulgur verir, bizde onları yemek yapılacak mezarlığa götürürdük. Tahta kaşıklarımızı alır, yemek günü, mezarlığa gider, yemeklerimizi yerdik. Günümüzde daha modern bir yapıya bürünen yemekler, bu adetleri ortadan kaldırdı. Onlarca davar kesilip, hazır ek-mekler alınır hale geldi. Sülaleler mezarlıklara sahip oldu, söz hakkı ve masrafları karşılar hale geldi. Büyükler derler ki: Doğan oğlaklardan bir tanesi, mezarlık yemekleri için ayrılır ve büyütülürdü. Değirmenlik köyünün ileri gelenlerinden Ali Sümbül mezarlık yemeklerinin tarihini şöyle anlattı: 
‘’Erenler kabristanı köylüye aittir, fakat onlarca yıldan beri bu merasimin önderliğini 3 sülale yapar, Lap Hasan’ın Durmuş Ali (Malimet) soyundan gelenler, Seyyid Efendi soyundan gelenler, Kalaycı Ahmet Ustaoğulları ve torunları. Köy camisinin kıblesinde, Mezar İçi kabristanındaki türbede çocukluğumuzdan beri duyduğumuz, Hasanel sülalesine ait Sarıkız Ebe namında bir hatun yatar. Bütün köylü, bilhassa bilinen sülale, bu hanıma muhabbette bulunur. Fatiha okur. Her sene ağustos ayının son pazarında, Hasanel sülalesi burada toplanır. Gurbette olanlar dahi merasime iştirak eder, yemekten sonra Kur’an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif okunur. Medresedeki kurban kesimini Müderris Sait Efendi’nin erkek ve kız soyundan gelenler yapar. Merasimi elli sene önce başlatan, Sait Efendi’nin torunu merhum Kolcu Musa’dır. Kendisinin vefatından beri bu vazifeyi, damadı Saraçlardan Kör Mehmet’in oğlu Kadir Özdemir’in çocukları yapmaktadır. Yeni mezarlık, aslında köyün en eski mezarlığıdır. Burada kurban kesilmeye 1989 yılından itibaren başlanmıştır ve buna da, Mevlüt İmamoğlu sebep olmuştur. Her dört kabristanda da yemekler, bol taze davar eti, etli pilav ve pelüzedir. Günümüzde hazır tatlı olarak baklava ve helvadır. Mezarlık yemeklerinin verilmesinde birçok insanların hizmetleri geçmiştir. Fakat bir zatı merhum İbrahim Onbaşı’yı söylemeden geçemeyeceğim.’’

‘’Mezarlıkta verilen yemeğin özelliği, et yemeği, etli bulgur pilavı ve pelizeden ibaret olmasıdır. Yemekler mezarlıkta, büyük kazanlarda pişirilir, özel pişiricileri vardır. Onların orada pişirdikleri bu yemeklerin tadına, başka yerlerde pişenlerde pek rastlanmaz. Her mezarlığın yemek verme işini belirli sülaleler üstlenmiştir. Organizeyi onlar yaparlar. Mezarlıktaki yemeklerin eti için davarları, o sülalenin insanları, hayır için hibe ederler. Diğer malzemeler de para ile temin edilir. Özellikle et yemeğinin bol olmasına özen gösterilir. Yemeğin verildiği gün, köycek mezarlığa gidilir. Yemek verilen yerde, kadınlar ve erkekler ayrı gruplar halinde, yere serilen sergiler üzerine oturup, topluca yemek yerler. Erkekler de namazdan sonra gelirler. Onlar da aynı şekilde oturup yemek yerler. Yemekten sonra Kur’an okunur. Ölüler için dua edilir. Şeker şerbeti dağıtılır.’’

Murat Arslan

 

Share Button