|
|
|
|
|
CEKETİ SATMAK... |
|
|
|
Tarih : 11.10.2009 - 10:11:28 |
|
| Herkes şunu iyi bilmeli ki; Almadan vermek, veya vermeden almak, ALLAHa mahsus özlü sözünü, alan da, veren de iyi bilmeli...
Dileğimiz; Ceketlerin satılmasına gerek kalınmaması... |
|
| |
CEKETİ SATMAK... Akseki yöresinde söylenegelen bu sözü herkes bilir. “Çocuğum hele okusun, ceketimi satar okuturum.” Bu söz, -kız erkek ayırımı yapılmadan- günümüzde , sınav kazanma zorunluluğu karşısında; “hele bir kazansın da”değişikliğine uğradığı bilinen bir gerçek. Tahmin edildiği gibi, Akseki Eğitim Derneği Genel Başkanı Sayın Vehbi GÜLEÇ'in, geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da yüksek öğrenimdeki, belirlenen şartlara uygun 200 öğrenciye, bir yıl boyunca ayda 250 lira burs vereceğini duyurması, bu yazının kaleme alınmasına neden oldu. Başkanı ve bu kararın alınmasında katkısı olanları kutlamayı, böylesine örnek ve bizlere de öğünç kaynağı olan bir ortamı bize miras bırakan, bağış ve iyilik sever insanları anmayı da görev bilmeyiz. Böylesine, azımsanmayacak imkanı gençlerimize sunan derneklerimize ve geçmişte yaşananlara, bir göz atmayı yararlı buluyorum. 1950 li yıllar. Liseyi bitiren gençlerin öğrenimlerini sürdürebilecekleri 2-3 merkezden en önde geleni İstanbul'da, barınmak en büyük dert. Kiraladıkları bekar odalarında üşümemek için, yorgan altında derslerine çalışan öğrencilerin en büyük sorunları, “uyuya kalmak.” Bir dernek kurarak, öğrenci yurdu açılması, önerilerine sıcak bakan, iş adamı Rahmetli Rifat AKBELEN ve arkadaşlarının, “Aksekililer Yardımlaşma Derneği” ni kurmalarının tarihi 1953 yılı olur. Beyoğlu, Asmalı Mescit Yemenici Sokak 19/1 adresinde satın alınan bir apartman dairesi, hem dernek merkezi, hem de, yüksek öğrenim yurdu olarak hizmet vermeye başlar. Bu adresi ezbere bilmemin nedeni de, 1958-1961 yılları arasında, benim de, yurtta kalmamdandır. Benim Aksekililer yurdunda kaldığım yıllarda, Rahmetli Mustafa ÇAKALOĞLU Dernek Başkanıydı. Avukat Çakalkoğlu, Mobil'in Hukuk Mişaviri idi. 1980 li yıllarda da, ANAP'tan Antalya Milletvekili seçildiği anımsanacaktır. Başkan, çoğu kez, o zamanlar dernekte görevi olmayan, Rahmetli Ömer DURUK ile Dernek ve yurt binasına gelir, denetimlerde bulunur, öğütler verirdi. Bir Aksekililer Yurdunun bulunduğunu öğrenen, kökeni Aksekili olan, çok sayıda öğrenci de yurtta kalıyordu. O zamanlar, ilimiz Antalya gibi, Isparta, Burdur'lu öğrencilerin de yurtları yoktu; bizlere gıpta ile bakıyorlardı. Derneğin ve yurdun kurulması önerisinde bulunan ağabeylerimiz, Hasan Tahsin VELİAĞAGİL, Ali Rıza CEMEROĞLU, Abdullah ŞİŞMANOĞLU İst.Ünivesitesinde okumaktaydılar. Onlara önderlik yapan Rifat AKBELEN'den başka, genç iş adamları, Hilmi ŞAHİN, Şenkaya KAPLAN, Müstecabi DİLEK , Dernek çalışmalarında isimleri geçen hemşehrilerimizdi. Hasırcılar Cad.de Ayakkabı Mağazası bulunan Rahmetli emekli polis Yusuf AK da, Dernek Muhasibi olarak, ömrü boyunca derneğe üye kaydı yaptı. Dernek çevresinde Aksekililerin kaynaşması sağlandı. Acarlar, Uçarlar, Karagüller, Alparslanlar derneğe destek verdiler. Akseki hemşehri çevresiyle, daha da güç kazandı. Saraycılar'dan Cansu'lar, Cevizli'den Musa ÇETİN, Süleymaniye'den Tevfik ARIBURNU, İbradı'dan Faik YILMAZİPEK, Güzelsu'dan Rifat GÜZEL, Doğan BESLER, Dutluca'dan Şahin'ler ve her köyümüzde kurulmaya başlanılan yardımlaşma dernekleriyle, dayanışma içinde olundu. Tanınmış mekanlarda, düzenlenen “Bulgur Geceleri”nden sağlanan bağışlarla güçlenen dernek, kalıcı eserler vermeye başladı. Bu arada, hizmet yarışı içinde, başkanlar, yeni yöneticiler de görev aldılar. Hacı Faik AKSEKİLİ başkanlığı döneminde, toplantılara katılan, Çanakkale Gazisi, Bursa'da fabrikası bulunduğu bilinen, “Kolsuz Faik” olarak tanınan Hemşehrimiz YILMAZİPEK'in,”Fahri Başkan” olduğunu anımsıyorum. Antalya Lisesi mezuniyetimden sonra, güzel sanatlara olan ilgime rağmen, babamın ısrarı ile Hukuk Fakültesine kaydımı yaptırdıktan sonra, benim de sığınağım, Şişhane semtindeki Aksekililer Yurdu oldu. O zamanki yurt koşullarını anlatmam, bazı konularda, bazı çevrelere bir ip ucu verebileceği gibi, bazı kişilerin de anı yinelemelerine neden olabileceğini sanıyorum. O günlerde, Aksekililer Yurdu'na giriş için, Rahmetli Yusuf Ak, Amca'ya başvuruluyor, ayda 15 Lira ücret, yurt müdürü Şükrü ÇETİNDAĞ'a ödeniyordu. Biriken paralarla, yurdun elektrik, su, kömür ve diğer giderleri karşılanıyor, derneğe yük olunmamaya çalışılıyordu. Bir apartman dairesinden oluşan yurtta, bir oda, hem ders çalışma odası, hem de dernek toplantılarının yapıldığı yerdi. Yatakhane olarak kullanılan geniş salon ve 2 küçük odada, sıkça konulmuş ranza ve yataklar bulunuyordu. Çok küçük bir mutfak ve küvetli banyosu olan yapıda, tahminlerin üstündeki sayıda öğrenci barınıyordu. Şişhane tramvay yolu üzerindeki, Yemenici Sokaktan yukarıya doğru bakıldığında, önce çıkmaz sokak izlenimi veren yokuşun karşısındaki ve sonundaki apartmanın birinci katı cumbasının pencere altında, kırmızı renkli “AKSEKİLİLER YARDIMLAŞMA DERNEĞİ- 1953” tabelası vardı. Zemin katta, yurdun altında bulunan mobilya atölyesinin solundaki, kapıdan apartmana giriliyordu. Sokak girişinde görülmeyen, ancak binaya yaklaşılınca görülen bitişik yapı, Hahambaşılık binasıydı. Çoğu pazargünleri burada yahudi vatandaşların nikah törenleri yapılırdı. Bu yapının önündeki yol, Tünel Meydanına çıkıyordu. Tünel, öğrenciler için 5 kuruşa Karaköy'e inilen, ulaşım imkanıydı. Çevremizdeki, antik yapı görünümlü apartaman dairelerinin çoğunluğu rum ve musevi konutlarıydı. Yurt binasında benim 1958 de katılmamdan önce, çok sayıda Aksekili öğrencinin barındığını öğrendim. Akseki merkezden tanıdığım Rahmetli Kamil TANYER Ağabey'in yaşam mücadelesine burada tanık oldum. Bir kitap konusu olabilecek başarı ve çabalarına, Hukuk Fakültesine kaydını yaptırdığı kardeşi Ahmet'i de ortak etmişti. Diğer arkadaşlar, Doktor Mehmet Tahir YAĞCI, tıp öğrencisi Kemal ERDOĞAN veYurt Müdürlüğünü de yürüten, İktisadi Ticari İlimler Akademisinde okuyan, Akseki Ortaokulunun ilk mezunlarından Şükrü ÇETİNDAĞ ve Avusturya Lisesinde Almanca kursu almak için İstanbulda bulunan ve yurtta kalmakta olan, Hocazadelerden Teğmen Tahsin KUNT Ağabey, daha önceden tanıdığım kişilerdi. Rahmetli Yusuf Ak, yurtta kalmaya başlayan Tahsin Ağabeyin “Yurt Müdürlüğünü”, askerlik disipliniyle yürütülmesini daha uygun bulmuş olmalı ki; “Tahsin Bey, Yurt Müdürü sensin. Yurdun asayişinden de sen sorumlusun.” demiş. Bu girişim, Şükrü Ağabeyin büyük tepkisini çekmişti. Bunun üzerine, “Şükrü Ağabey, sen yanlış anladın. Sen Genel Müdür oldun. Tahsin Ağabey de Müdür.” denilince, ortalık yatışmış, kendisine “Genel Müdür” hitabımızdan da, keyiflenmiş, adı da, öyle kalmıştı. Aksekiden tanıdıklarımız dışındaki yurt müdavimlerimizin çoğunluğu, daha önce Akseki ve çevresinden çıkmış, göç etmiş ailelerin çocuklarıydı. Bir çoklarının aile ikametleri Ege Bölgesindendi. Konya, Ilgınlı'da vardı. O zamanlar, kampüsleri Gümüşsuyu'nda bulunan Teknik Üniversitesinin değişik bölümlerinde okuyan, bu yurt arkadaşlarımız, Beyoğlu İstiklal Caddesini bazen yürüyerek de kat ederek, okullarına ulaşabilme imkanlarına da sahiptiler. Teknik Üniversiteliler, lise öğrenimindeki gibi, günü birlik derslerine katılıp,ödevlerini hazırlıyorlar ve yıl sonunda da, başarılı oluyorlardı. Çoğunluğu okudukları fakültelerden mezun olduktan sonra, kendi okullarında Prof.luğa dek yükselmeyi başardılar. Aslen Dutlucalı, Turgutludaki Hemşehrilerimiz Yüksel'lerden Ahmet ve Bayram Kardeşler Uçak, Hüsamettinli Manisa'daki Borat'lardan Mehmet ve Oğuz kardeşler, inşaat, Akseki Merkezden Ferruh Müftüoğlu Makina Bölümlerinde Prof.luğa yükselen isimler oldular., Saraycılar'dan İrfan, Ilgından Osman, Mimari, Ahmetli'den Doğan da anımsayabildiklerim.Ve daha birçok isim. Sıralayamadıklarımın hoş görülerine sığınarak, daha sonraki kuşaklara da değinmek isterim. Benim yarım kalan, yüksek öğrenim serüvenimi yurt gereksinimi olmadan “aslına rücu eden” sanat dalındaki tamamladığım yüksek öğrenim süresinde de, yurttaki gelişmeri dışardan izledim. Yıldız Teknik Üniversitesinde öğrenimlerini sürdüren, Harita Mühendisleri Rahmetli Zeki ARSLAN, kardeşi Sadi, Hüseyin ERDOĞAN ve Nazmi BAŞESKİOĞLU yurdun tanınmış simalarıydı. 1967 yılında, Dernek adına yayına başlayan “AKSEKİ DERGİSİ” nin Sorumlu Müdürü Nazmi'yi anımsamamak mümkün mü? Dergi yayınını 37-38 sayıya kadar sürdürdü. Dergi, o günlerin Akseki'si için, bir anı olma niteliğini de, aradan yıllar geçse de, hiç şüphesiz koruyacak, belge niteliğindedir. Daha sonraki yıllarda koşullar değişti. Kamu yararına hizmet veren Akseki Eğitim Derneği kuruldu. Rahmetli Ömer DURUK'un başkanlığında, büyük boyutlu yapılar gerçekleşti. Geleceğimiz, umudumuz gençlerimiz için ne söylense, ne yapılsa yeridir. Yöremizin de bu konuda duyarlı olduğunun kanıtı, büyük derneğimizin adında geçen “Eğitim” sözüdür. Birçok yöreye örnek olan,dernek çalışmalarının, her dönemi anımsanmaktadır.Yurt çalışmaları, yurt ve öğrencilik anılarının hiçbir zaman unutulması da mümkün değildir.. Bilmem Sizlerin de aklına geliyor mu? Ben; “Nerede bu yetişen Akseki'liler” diye, soruyorum, kendi kendime... Burs taleplerinin çokluğu karşısında, alanlar memnun, alamayanların yakınacakları bu günlerde., ilginç söylentiler duyabilirsiniz. Elbette, burs verme kriterleri saptanmış, belirlenen komisyon belgelere ve incelemelere göre değerlendirilecek, uygun görülen gençlerimize parasal destek verilecektir. Ancak, ihtiyaç ve muhtaçlık koşullarının yanı sıra BAŞARININ da göz önünde bulundurulacağını umud etmek istiyorum. Başarılı gençlere, ülkemizin ihtiyacı, herzamankinden daha çok olduğu şüphesiz. Bir de, maddi parasal desteğin yanında, gençlerimize verebileceğimiz önemli destek de, kendilerinde var olan gizli gücü anımsatacak, motivasyon desteğinin de ihmal edilmemesinin yararlı olacağını düşünüyorum. Bunun için de, BİRE BİR GÖRÜŞME, mülakat yönteminin yararlı olabileceğini sanıyorum. Gelecek kuşaklardan, bizim kuşaklarda görülen, geri dönüşümsüzlüğü gidermek istiyorsak, iletişimi sıklaştırmanın gereğine inanıyorum. Herkes şunu iyi bilmeli ki; “Almadan vermek, veya vermeden almak, ALLAH'a mahsus” özlü sözünü, alan da, veren de iyi bilmeli... Dileğimiz; “Ceketlerin satılmasına gerek kalınmaması...” Aksekinin gelecekteki aydınlık günleri için, çaba gösterenlere başarılar dilerim. İbrahim EKMEKCİ
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Tarih : 05.03.2010 20:51:27
|
|
|
? ? ?????
|
Kayıtlı İp: 88.234.41.229 |
|
|
Lale kardeşim,
niye kendini savunmak ihtiyacı duydun anlamadım
( Sadece almak değil ) İsimli yazının sonlarında
Vefa korunmalıdır diyorsun bencede öyle olmalıdır.
Bizlerde günü geldiğinde, bizlere sağlanan imkanları
bizlerde genç arkadaşlarımıza sağlayacağız ,hatta ilçemizin kalkınmasındada gönüllüyüz diyorsun. Böyle ulvi düşünceler içerisinde olmanı takdir ettim. Ama hepimizin hayat yolunda örnek aldıgımız faydalı insanlar vardır. Sen hangi faydalı insanlarımızı örnek alacaksın.Ben 37 yaşındayım Aksekililerin içinde gerçekten bu vasıflara haiz bir kimse göremedim. Göstermelikler çok.
|
|
|
 |
|
|
Tarih : 04.03.2010 21:01:42
|
|
|
.......
|
Kayıtlı İp: 85.102.51.47 |
|
|
siz hep öyle insanlarla karşılaşmışsınız bu olumsuzluğunuz da ondan sanıyorum. tanıdığınız bildiğiniz kişiler hakkında yorum yapmakta haklısınız ama bu genelleme yapmak, tanımadığınız insanlar hakkında bu kadar kesin konuşmak için yeterli olmasa gerek. vaat vermek haddimize değil, bu iş için gönüllü insanların da olduğunu belirtmek istedim sadece...
|
|
|
 |
|
|
Tarih : 01.03.2010 22:59:59
|
|
|
YUMURTALARIMIZ HEP CILK ÇIKIYOR
|
Kayıtlı İp: 88.234.251.108 |
|
|
Lale, şimdiden vaatlerde bulunma istersen. Sonra mahçup olursun. Yardımseverlik bizim insanımıza göre değil. Helede işi bitmiş ise. İhtiyaçlı iken verdiği sözleri unutur gider.
Dilerim her şey gönlünce olsun.Kendi çevremden
biliyorum Derneklerimizde barınmış veya Burs alarak
okumuş insanımız çok var.Hayata atılıp çok zengin olmuş veya yüksek mevkilere çıkmış bu insanlarımız o günlerini çabuk unutuyorlar.Örnek vereyimmi size
vekilimizTayfur süner,İbrahim Ekmekçi,Ünsal Taşkın
Nazmi Başeskioğlu, Artemiz Çetinler, Kadir Ballar,
Kadir Ayparlar Kadir bilmemişlerki sen bileceksin.
Üzülme
|
|
|
 |
|
|
Tarih : 26.02.2010 00:16:38
|
|
|
sadece almak değil...
|
Kayıtlı İp: 88.233.112.66 |
|
|
Yazınızı yeni okuma fırsatı buldum çok teşekkür ediyorum bunu paylaştığınız için.Nereye gittiğimiz kadar nereden geldiğimizin de farkında olmanın, bizlere daha iyi işler yaptıracağı inancındayım.Tabi ki almadan vermek Allaha mahsus ve bunun bilincindeyiz,öğrencilere sağlanan burs için ne kadar teşekkür etsek az. Çoğu değerin unutulmaya yüz tuttuğu günümüzde, vefaen çok korunması gerekenlerden biri.Bu sebeple bizlerde günü geldiğinde,bizlere sağlanan imkanları arkadaşlarımza sağlama ve ilçemizin kalkınmasında rol alma yolunda birer gönüllüyüz,bi çok arkadaşımında böyle düşündüğünü sanıyorum.
|
|
|
 |
|
|
Tarih : 01.11.2009 09:36:15
|
|
|
www.hocakoyakseki.tr.gg
|
Kayıtlı İp: 85.110.35.142 |
|
|
Hocam akseki için yaptıklarınız malum hiç bir şekilde tartışılamaz.Siz memlektiniz için her türlü fedakarlığı gösteriyorsunuz.Bu bazende internet üzerinden oluyor.Aksekiyle ilgili her konuya koşuyorsunuz.Bizler Hocaköylü gençler olarak size minnettarız.Bizim sitemizede destek veriyorsunuz.Umarım desteğiniz hiç eksilmez.
www.hocakoyakseki.tr.gg
|
|
|
 |
|
Sayfalar : İlk Sayfa -
[1]
-
Son Sayfa
|
|
Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar |
|
|
|
|
|
|